EDEBİYAT

Robinson Crusoe Hakkında Kısa Bilgi

ROBİNSON CRUSOE

Roblnson Crusoe (The life and strange surprising adventures of Robinson Crusoe of York, mariner),

Daniel Defoe’nun romanı (1719). Kendi isteği üzerine Juan Fernândez takımadalarında yer alan Mâsa Tierra adasında terk edilerek, 1704′ten 1709′a kadar tek başına burada yaşayan İskoçyalı gemici Alexander Selkirk’in ger­çek öyküsünden esinlenilerek yazılmıştır.

Devamı

Nurullah Ataç Hayatı ve Eserleri Hakkında Bilgi

Nurullah Ataç Hayatı Ve Eserleri Hakkında Bilgi

Yazar (İstanbul 1878-Ankara 1957)

Aile çevresinde başladığı Fransızca öğrenimini bir süre frer’ler Mektebi, sonra Galatasaray Li­sesi ve İsviçre’de sürdürdü (1919). İs­tanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde kayıtlı öğrenci olduğu yıllarda sı­navla kazandığı Fransızca öğretmenliğiyle eğitim hizmetine katıldı (1921); aynı görevle Sivas ve Adana liselerin­de de çalıştı (1925); bir yıl Ticaret Ba­kanlığı çevirmeni olarak görev aldık­tan sonra Milli Eğitim örgütüne döndü (1926), Talim Terbiye Kurulu üyeli­ğinde bulundu. Ankara ve İstanbul liselerinde öğretmenlik yaptı (1928- 1945); Basın-Yayın Genel Müdürlüğü’ndeki kısa çalışmasından (1945) sonra Cumhurbaşkanlığı çevirmeni olarak sorumluluk yüklendi, o görevinden 1957′de emekliye ayrıldı. Edebiyat ürünlerine ilkin Dergâh der­gisinde rastlanan (şiir, bazı makale ve tiyatro eleştirileri, 1921-1922) Ataç, Cumhuriyet döneminde yolunu ve amacını kesinlikle belirlemiş bir yazar olarak yalnızca deneme ve eleştiriler yazdı, sevdiği sanatçılardan çeviriler yaptı. Uzun yıllar Ulus gazetesinde söyleşiler yazdığı; gibi Kavafoğlu tak­ma adıyla günlük fıkralar da yayımla­dı. Türk düşüncesinin batılılaşmasında etkili olacağını kurduğu Yunan-Latin, Fransız, Rus klasiklerinden 50′ye ya­kın kitap çevirdi. Türkçenin özleşme­sinde ödün vermez büyük bir öncü ol­du. Hiçbir yabancı kural ve sözcük kullanmamaya özen gösteren inatçı bir uygulayıcı oldu. 1940′tan sonra kökten değişen Yeni Türk Şiiri’nin en güçlü destekçisi oldu. Bütün bu ilke, yön­tem, tutum ve emek tutarlığıyla Ataç, Cumhuriyet dönemi Türk Edebiyatı’ nın bilinçli bir yenilikçisi, etkili eleş­tirmeni, özgün denemecisi, öncü dil devrimcisi oldu.

Devamı

William Shakespeare Hayatı Hakkında Bilgi

WİLLİAM SHAKESPEARE

William shakespeare (1564-1616), ingiliz oyun yazarı ve şair. Bir tüccarın oğlu olan Shakspeare’in Stratford’daki VI. Edward Okulu’nda Latince, reto­rik, tarih ve din dersleri oku­duğu, ancak babasının işlerinin bozulması nedeniyle öğrenimini sürdüremediği sanılmaktadır. 1585′den 1592′ye dek yaşamı hakkında hiçbir şey bilinmeyen Shakspeare, bu tarihte Lond­ra’da aktör ve oyun yazarı olarak ün kazanmaya başladı.

1592- 1594 arasında çıkan veba sal­gını yüzünden tiyatrolar ka­panınca Shakspeare, şiire dön­dü. Tiyatroların yeniden açılma­sı üzerine, Lord Chamberlain’ın Oyuncuları topluluğuna ortak oldu. Topluluk için oyunlar yazdı ve oyunculuk yaptı. Top­luluk daha sonra King’s Men (Kralın Adamları) adını aldı ve oyunlarını Globe Tiyatrosu’nda sahnelemeye başladı. 1613′de VIII. Henry oyunu oynanırken Globe Tiyatrosu’nun yanma­sından sonra, oyun yazarlığını bıraktı. Shakspeare, çoğunluk tarafından bütün zamanların en büyük yazarı olarak kabul edilir. Büyüklüğü, yalnızca yaşadığı dönemin toplumsal ve siyasal yönünü ortaya koymasından değil, aynı zamanda insanın tüm duygu ve çelişkilerini evrensel bir yaklaşımla anlatmasındandır. Shakspeare’in soneleri ilk kez 1609′da yayınladı. Aşk ve dost­luk temaları üstünde, hayal kırıklığı, ayrılma, huzursuzluk, yabancılaşma, kendini suçlama ve başarısızlıkla dolu olan so­nelerinde, ölümün ve zamanın zaferi duyulur. Soneler güçlü duyguları ifade etmesinin yanın­da, bir düşünce ve betimleme yoğunluğu gösterir. Şiirsel güç­leriyle soneler yüzyıllardır şiirin güzel örnekleri olarak ilgi top­lar.

Devamı

Tevfik Fikret Hayatı ve Eserleri Hakkında Kısa Bilgi

TEVFİK FİKRET

Tevfik Fikret, (1867-1915), şair. Asıl adı Mehmet Tevfık’dir. Lise çağında şiire yöneldi. 1888′de Galatasaray Lisesini bitir­di. Çeşitli memurluklarda bulun­du. Ticaret Mekteb-i Alisi’nde hat ve Fransızca öğretmenliği yaptı. 1891′de Mirsad dergisinin açtığı şiir yarışmasında birinciliği ka­zandı. 1892′de Galatasaray Sultani­sinin ilk bölümüne Türkçe öğ­retmenliğine atandı. 1894′de Hüseyin Kazım Kadri ve Ali Ek­rem Bolayır’la Malumat dergisini çıkarttı. İ896′da, Servet-i Funun dergisinin yazı işleri yönetmen­liğine getirildi ve aynı adlı ede­biyat akımının önderlerinden oldu. Aynı yıl Robert Kolej’e Türkçe öğretmeni olarak atandı.

Abdülhamid’i eleştiren bir şiiri nedeniyle gözaltına alındı, şiir ele geçmeyince serbest bırakıldı. Servet-i Fununcular arasında görüş ayrılıkları başlayınca yazı işleri yönetmenliğini bıraktı. Planlarını kendi çizdiğini, bugün Tevfık Fik­ret Müzesi olan Aşiyan adlı evi 1905′de tamamlandı. Toplumcu bir tavırla kavga şiirleri yazdı. Aynı dönemde özgürlük getireceğine inandığı ittihat ve Terakki’yi de­stekledi. 1908′de II. Meşrutiyet’in ateşli savunucuları arasında yer aldı. Meşrutiyet’ten sonra, Hüseyin Kazım ve Hüseyin Cahit’le birlikte Tanin gazetesini kurdu. Gazete itti­hat ve Terakki’nin yayın organı du­rumuna getirilmek istenince, ora­dan da ayrıldı. Galatasaray Sultanisinin müdürü oldu.

Devamı

Lady Montaqu (Montagu) Kimdir Hayatı Hakkında Bilgi

LADY MONTAQU (MONTAGU)

İngiliz yazar (Nottinghamshire, 1689 – Londra 1762). Beşinci Kingston lordu ile lady Mary Fielding’in kızıdır. Özel öğrenim ve eğitim gördü. Latince ve fransızca öğren­di. Edebiyat ve sanatla ilgilendi. Edward Wortley Montagu’nün kız kardeşiyle mektuplaştı. Bu mektuplarında beliren eleşti­rel zekâsı ve duyarlı kişiliğiyle çok etkile­diği E. W. Montagu ile evlendi (1712). Ko­cası, kral George l’in hazine danışmanı olunca, Londra’ya yerleştiler.

Lady Mon­tagu, kentin edebiyat çevrelerine girdi; şa­ir Alexander Pope’la tanıştı. Kocasının İs­tanbul’a elçi olarak gönderilmesi üzerine Türkiye’ye geldi (1716). Londra’ya dönün­ce (1718), Türkiye’de öğrendiği çiçek aşı­sıyla çocuklarını aşılattı. Doktorların çoğu­nu, hatta kral ailesini bu aşının yararına inandırdı. Ahmet III döneminde istanbul ve Edirne’yi gezmiş, dolaştığı yerlerdeki türk mimari yapıtlarını incelemişti, istan­bul’dan ingiltere’deki arkadaşlarına yaz­dığı mektuplarla (1763; The Complete Letters of Lady Mary Wortley Montagu [Lady Mary Wortley Montagu'nün tüm mektup­ları] adıyla yeni bas. 3 c, 1963-1965) ta­nındı. Bu mektuplarda duyduklarını ve gördüklerini son derece doğru, gerçekçi biçimde, akıcı ve yumuşak bir anlatımla yansıttı. Dönemin osmanlı saray giysileri­ni, hamamları, çarşıları canlandırdı; edin­diği bilgileri aktardı. Türkler’in yaşayışını, gelenek ve göreneklerini, toplumsal dav­ranışlarını, sarayların, konakların harem­lerini, kadınların dünyasını Avrupa’ya ta­nıttı. Osmanlı kültür ve toplum tarihinin önemli kaynakları arasında yer alan mek­tuplardan bazıları A. R. Altınay tarafından türkçeye çevrildi (Şark mektupları, 1933).

Devamı