Kuranı Kerim’in Kitap Haline Getirilmesi ve Çoğaltılması



Kuranı Kerimin Kitap Haline Getirilmesi ve Çoğaltılması

KURAN-I KERİM

İslâm dininin kutsal kitabı. Allah tarafından Cebrail aracılığıyla Hz. Muhammed’e indirildi. Sözcük Arapçada “okudu” anlamına gelen ka rae’den türemiştir. Yine bu sözcüğün “bir araya topladı, yazdırdı” gibi an­lamları da vardır.

Kuran kendi içinde sürülere ve daha küçük parça olarak da ayetlere ayrılır. Büyüklü küçüklü 114 sûre bulunan Kuran’da ayetlerin sayısı 6666′dır. Sû­re sayısı kesin olmakla birlikte, ayetle­rin sayısı konusunda din bilginleri, az da olsa değişik görüşler ileri sürerler. Kuran ayetleri, vahiyle geldiği sıraya göre, yani kronolojik olarak düzenlen­memiştir. İlk indirilen ayetler, Kuran’ m 96. sûresinde yer alır. Ancak, ayet­lerin yerinin Hz. Muhammed tarafın­dan saptandığı kesindir. Kuran; iman, ibadet, toplumsal ilişkiler, ahlak vb çe­şitli konularda, buyruklar, yasalar içe­rir. Aynca astronomi, fizik, insan ana­tomisi gibi çeşitli bilgiler de Kuran’da yer alır.

Kuran-ı Kerim Nasıl İndirildi

Kuran, Cebrail tarafından yavaş yavaş indirildi. Bu işe vahiy denilir. İndiril­mesi 23 yılda tamamlandı. Kuran’ın dili, Arapça olup Kureyş lehçesiyledir. Cebrail tarafından Hz. Muhammed’e getirilen vahiyler, hemen Peygamber ve öteki sahabeler tarafından ezberle­niyordu. Daha sonra da vahiy kâtipleri adıyla bilinen kâtipler tarafından parça parça yazılıyordu. Peygamber’e vahiy kâtipliği yapanlar arasında, dört İslâm halifesiyle Zeyd bin Sabit, Halid bin el-Velid, Ubeyy bin Ka’b, Sabit bin Kays, Muaviye bin Ebu Süfyan sayıla­bilir. Başka vahiy kâtipleri olduğu da kesindir.

Gelen vahiyler ince taşlarla ve kürek kemikleriyle deriler ve hurma dalları­na yazılıyordu. Müslümanlar arasında Kuran’ın ezberlenmesi ve öğretilmesi işine büyük önem verilirdi. İslâm dini­nin yayılması ve Müslümanların sayı­larının artmasıyla, Kuran’ı ezberleyen­lerin sayısı da çoğaldı. Kuran’ın Hz. Muhammed’in sağlığındayken yazıya geçirilip, bir kitap hali­ne getirilmesi pek düşünülmemişti. Bu onun hayatta olduğu sürece, yeni va­hiyler gelme olasılığına dayanmaktay­dı.

Kuran-ı Kerim’in Kitap Haline Getirilmesi

Hz. Muhammed’in ölümün­den hemen sonra, İslâm dininden dö­nenlerin görülmesi ve bunun birden bi­re çığ gibi büyümesi, ordu içinde öle­nin olması, halife Hz. Ebubekir ile Hz. Ömer’in bu konuda önlem almaya gö­türdü.

Bu dönemde, Kuran’ın tamamı yazıla­rak mushaf oluşturanların elindeki sayfaları, belli bir sıraya göre düzenlenmiş değildi. Sonunda Ömer’in ısrarı ile Ebubekir de Kuran toplanması ve bir kitap haline getirilmesine razı oldu. Bunun için önce Zeyd bin Sabit’ten bu görevin yerine getirilmesini istediler. Zeyd bin Sabit, başlangıçta kaygılandıysa da, Hz. Ömer durumu anlatması sonucu razı oldu. Önce ellerinde Ku­ran metinleri yazılı olan tüm Müslü­manlardan bunlar istendi. Ayrıca bu metinlerin doğrudan Peygamber’in ağ­zından yazıldığına ilişkin, iki de şahit getirmelerini koşul koştu. Titiz bir ça­lışmadan sonra, Kuran metinleri bir­leştirildi. Hazırlanan Kuran nüshası Halife Ebubekir’e teslim edildi. Ondan sonra da Ömer’e geçti. Hz. Ömer’in ölümünden sonra kızı Hafsa’da kaldı.

Kuran-ı Kerim’in Çoğaltılması

Hz. Ömer, Şam’a Filistin’e ve civar bölgelere Kuran’ı ezbere bilen Müslü­manları gönderdi. Mekke ve Medine dışına çıkıldıkça, Arapçanın yeni ve değişik lehçeleriyle karşılaşılıyordu. Değişik bölgedeki halklar, kendi leh­çelerinde Kuran’ı okuyorlardı. Bu du­rum, İslâm dinini ve Kuran’ı iyi bilen Müslümanları kaygıya düşürüyordu. Sonunda Halife Osman döneminde bu kaygıyı gidermek için, Kuran nüshala­rının çoğaltılmasına karar verildi. Baş­ta Zeyd bin Sabit olmak üzere, dört ki­şilik bir komisyon kuruldu. Komisyon önce Hafsa’da bulunan Kuran nüshası­nı alarak bunun doğrultusunda Kuran nüshalarını çoğalttılar. Kaynaklar bu sırada çoğaltılan Kuran nüshalarının sayısını beş ya da yedi olarak belirtir­ler. Bunlardan Mekke’ye, Kûfe’ye, Basra’ya, Şam’a gönderildi, öteki de Medine’de, yani halifelik merkezinde kaldı. Daha sonra bu mushafların me­tinlerine uymayan başka mushafların yakılması kararlaştırıldı. Hz. Osman döneminde yazdırılan Kuran nüshaları zamanla kayboldu. Ancak onlardan pek çok nüshalar çoğaltıldığı için, Ku­ran üzerinde herhangi bir yanlışlık ya­pılmadan günümüze kadar geldi.

kaynak:Alfabetik Okul Ansiklopedisi -GÖRSEL YAYINLAR 1998