Masal Nedir? Masalların Özellikleri Hakkında Bilgi

MASAL

Düş ürünü olduğu için ger­çek yaşam ölçüleriyle ilgisiz; dinsel inanışlardan uzak, büyü ve törelerden bağımsız; anlattıklarına inandırmak sa­vı taşımayan, konuşma diliyle ve düz­yazı yapısında iletilen sözlü anlatı. Gerçeğe ne denli yakın olursa olsun bütün masallar, düş ürünü olmak özel­liğinden uzağa düşmez; destan (epope), efsane (söylence) ve öyküden (hikâye) ayrıldığı ilk nokta budur. Taşıdığı eleş­tiri tohumu, uyarı gücü açısından ya­saklanmamasını, sınırlanmamasını bu yolla sağladığı gibi zaman içindeki yayılım gücünü de bu niteliğinden alır. Arapça mesel’den geldiği sanılan söz­cük, Türkçenin ses uyumuna kavuşa­rak ulusallaşmamıştır.

Temelde insa­noğlunun yaşamı anlatıya (tahkiya, hi­kaye etme) dayanır, herkes günlük olaylar içinde gördüğü, duyduğu, dü­şündüğü, düşlediği, korktuğu, merak ettiği, tatmak istediği… olayları anla­tarak yeniden yaşar. Çünkü herhangi bir kaygı, korku ve tehlikenin sürdüğü an acı vermişse de onu geçiştirdikten sonra anlatırken yinelenen anlar, artık erinç (huzur), rahatlık acı yerine tat ve sevinç getirir. Sözün kısası bütün tür­ler, şiir bile, temelde anlatıya dayanır. Destanla (epope) başlayıp çağdaş öykü ve romana dayanan gelişim çizgisinde anlatı, matbaa ve kitap öncesi dönemin anonim katkılarla boyuna zenginleştir­diği, düş ürünü olmanın yanı sıra ahlak ve yaşam dersi de veren gerçek gücüy­le her toplumda masalları yaratmıştır.

Masalların Özellikleri

Masallar, kendisine benzeyen başka biçimlerden (menkibeler, destansı halk öyküleri, söylenceler, mesneviler, halk hikayeleri) en çok şu özellikleriyle ay­rılır:

  • Kişiselliği yoktur,
  • düzyazıyla ko­nuşma dili geçerlidir,
  • zaman ve ortam belli değildir,
  • tarihsel gerçek çekirde­ğine dayanmaz,
  • bütünüyle düş ürünü­dür,
  • kısa ve küçüktür, bir söyleşide an­latıp bitirilebilir,
  • dilden dile geçerken değişmeyen bir öz taşır,
  • özel tekerle­melerle sunulur.

Ama ister devlerle perilerden, ister padişahlarla kullardan söz etsin, hemen her türü masallarda halkın düş gücü, toplumsal düzenden de iç alan umulmaz beceri nitelikleri ve beklenmez kahramanlar yaratır. Ör­neğin bir Keloğlan, kendisinden hiç beklenmez erdem ve ustalıklarla bir­denbire toplumsal katım değiştirir, ma­salı yaratan halk ortamını özlem ve gereksinimlerini avutup doyurur.

Ma­salın başka özellikleri arasında biçim (üslup) ve anlatım (ifade), kişilerin ya­şadıkları yerlere özgü nitelik ve kural­lar, yerel-yöresel-ulusal hava ve iklim de vardır. Kısalık ve yoğunluğu, özel­likle fabl denen hayvan öykülerinde en son düzeye ulaşmıştır. Olağanüstü ya da gerçekçi olsun, anlatının yine de kısa kaldığına dikkat edilmiştir. Özel­likle olağanüstü ve uzunca gerçekçi masalların kuruluşlarında çok kez baş­vurulan üçlü bakışım kuralı vazgeçil­mez bir tutumdur. Olaylar önemlerine göre üç süreli bir sırada geçer, kişiler üç bölüğe ayrılır, anlatı üç ayrı kez yinelenerek güçlendirilir.

Sözlü gelenek-te miş’li geçmiş (belirsiz, mazi-i nakli), şimdiki zaman ve geniş zamanla anla­tılır; -di’li geçmiş (belirtili) hiç kulla­nılmaz. Tekerlemeler her masalda aşa­ğı yukarı aynıdır; hem ulusal hem uluslararası ölçüde değişmez ve ortak motifler, (konu kalıpları) da önemli yer tutar. Türk masallarında da örnek­leri bulunan başlıca kümeler (çeşitler) şöyledir:

Hayvan Masalları

Genellikle tekerlemesiz ve asıl masallardan çok daha kı­sadırlar. Bir düşünceyi aşılamak, güç­lendirmek, örnek vermek, ibret aldır­mak gibi eğitsel, öğretimsel canlılar (teşhis ve intak sanatı) insanlaşmış, belli kişi örneklerine indirgenmiştir. Kültür tarihinin en eski örneklerinde rastlanan bu kalıplaştırma (Hint Edebi­yatında Pançatantra: Beş kitap Kelile ve Dimne; antik çağ Yunan şairi Ezop’un (Aisopos) ondan yararlanan Fransız şairi La Fontaine’in fablleri…) ortak bir tutum olarak bugün de yürür­lüktedir; bunların çoğu koşukla (na­zımla) üretilmiştir.

Olağanüstü Masallar

Asıl masalların bir koludur. Daha uzun, kişice daha kalabalık, konuca çapraşık, tekerleme­lerdirler. Başlıca kişilik güçleri insan­larla birlikte periler, cinler, devler, ej­derhalar gibi doğadışı varlıklardır. Bü­yüyle, sihirle biçim değiştirmiş hay­vansı görünümde olan konu kahra­manları da vardır. Buna karşın Türk geleneğinin en masalımsı anlatılar bile gerçeğe yaklaştırma, yakınlaştıran eği­limi de saptanmıştır. Bunun yanı sıra önemli görevi olan ve bazı özellikleri yüceltilmiş atlar, eski destan geleneği­nin ve mitosların bir kalıntısı olarak sahibiyle dertleşir, yol gösterir, üstün nitelikleriyle uçar, kaçar, kurtulurlar.

Asıl masalların bir kolu da bir oranda gerçekçi masallar’ dır. Genellikle pa­dişah, sadrazam, vezir, beyler, kadılar, zengin tacirler üst katlan; yoksul kişi­ler (Keloğlan ve akıllı kız) alt katlan oluşturur. Sürüp giden toplumsal çe­kişme masal kahramanının zaferi ve mutluluğuyla sonuçlanır.

Dünya masal edebiyatının başlıca örnekleri:

  • Bin bir Gece Masalları,
  • Grimm Kardeşler,
  • Andersen,
  • Perrault

Türkiye masalları için;

  • Pertev Naili Boratav,
  • Eflatun
  • Cem Güney vb. kişilerin derlemeleri.

kaynak:Alfabetik Okul Ansiklopedisi -GÖRSEL YAYINLAR 1998