Mekke’nin Fethi Hakkında Kısa Bilgi



Mekke’nin Fethi

Hudeybiye antlaşması ile elde edilen umre hakkı, 629’da yerine getirildi. Hz. Peygamber Mekke’de bulunduğu sırada Amr bin As Ve Halit bin Velit müslüman oldular. Başarıları nede­niyle birçok arap kabilesi müslümanlıği kabul edip Hz. Muhammed’e katılmaya başladılar. Hudeybiye antlaşmasından sonra Hüzaa kabilesi müslümanlar, Beni Bekir kabilesi ise Kureyşliler İle birleşmiş­ti. Kureyş kabilesi, bir ara Hüzaa kabilesi­ne zulmetmekle, antlaşmayı bozduğu yo­lunda uyarıldı. Ancak bu uyarı dikkate alınmadı. Ebü Süfyan Hudeybiye antlaşması’nın sürmesini önerdiyse de, Hz. Pey­gamber, antlaşmanın kendileri tarafından daha önce bozulduğunu anımsatarak bu öneriyi kabul etmediği gibi muhacir, ensar ve bedevilerden oluşan bir ordu ile Mekke’ye yürüdü.

Mekke dışında, Mek­ke önde gelenleriyle yapılan görüşmeler sonunda kente savaşsız girildi ve halkın tamamı müslüman oldu (630). Hz. Pey­gamber eski düşmanlarına karşı çok iyi davrandı. Kâbe’deki bütün putlar yok edil­di. Taif’in fethi ve Havazin kabilesine bo­yun eğdirmek için girişilen savaşlarda, ön­celeri bazı tehlikeli anlar yaşandıysa da, sonuç başarılı oldu. Ele geçen ganime­tin Hz. Peygamber tarafından eski muha­liflere dağıtılması, ensarın tepkisine yol aç­tı ve Hz. Peygamber’in artık Mekke’de oturmak niyetinde olduğu biçiminde yo­rumlandı. Ancak Hz. Muhammed, bu işi yeni müslümanları kazanmak ve onları müslümanlığa ısındırmak amacıyla yap­tığını, ayrıca Mekke’de oturmak niyetinde olmadığını; açıklayarak ensarı yatıştırdı.

kaynak:Büyük Larousse Ansiklopedisi-Milliyet Yayınları