topkapı sarayı müzesi hakkında bilgi


Tüm dijital fotoğraf makinesi fırsatları için tıklayın !


 

topkapı sarayı müzesi hakkında bilgi

Topkapı Sarayı Müzesi

TOPKAPI SARAYI,

İstanbul’da, Sarayburnu sırtlarında Osmanlı padişah­larının oturduğu saray. Kaynaklarda Saray-ı cedid-i amire olarak geçer.  İstanbul’un fethinden sonra yaptırılan ikinci saraydır. Birinci saray Fatih Sul­tan Mehmet tarafından bugünkü Beya­zıt semtinde yaptırılmıştır. Sarayı Atik (Eski Saray) adını taşıyan bu saraydan sonra, 1465-1478 arasında Topkapı Sarayı yaptırıldıktan sonra Fatih bura­ya geçti. Ancak günümüzdeki Topkapı Sarayı, ilk yapılan saray, değildir. Çün­kü her padişah günün gereksinmeleri­ne göre çeşitli ekler yaptırmışlar ve sa­ray kompleksini büyütmüşlerdir.

Top­kapı Sarayı’nın bulunduğu alan, Bi­zans’ın geç dönemleride zeytin ağaçla­rıyla kaplıydı. Fatih burada bir saray yaptırmaya karar verince, ağaçlar ke­sildi ve alant açığa çıkarıldı. Sarayı oluşturan yapıları korumak amacıyla da kara yönünde, Ahırkapı ile Sirkeci arasında’ 1 400 m uzunluğunda bir sur yaptırıldı. Suru Sultani (Sultan Surla­rı) adım taşıyan bu surun üzerinde 25’i dört, ikisi s ekiz „ biri de dokuz köşeli olmak üzer6 toplam 28 kule vardır. Suru Sultani içinde kalan alan, yakla­şık 700.000 m2’dir. Bu büyük alanın içinde, 16.-19. yüzyıllar arasında bir­çok köşk yapılmışsa da, Çinili Köşk ve deniz kenarındaki Sepetçiler Kasrinın dışında günümüze ulaşan yoktur. Has Bahçe adı verilen alan ise günümüzde Gülhane Parkı’dır. Yapıldığı dönemde saraya girişi beş kapı sağlıyordu. An­cak ana giriş Ayasofya yönündeki Babı hümayun idi. Babıhümayun’dan bi­rinci avluya girilir. Bu alanda, daha önceleri odun depolan, hasırcılar ve koğuşları vardı. Denize bakan kesimde ise cephane depoları, limonluklar yer alırdı. Ana girişin solunda bir Bizans kilisesi olan Aya irini yer alır. Babıhü­mayun’dan sonra Babüsselam adını ta­şıyan ikinci kapıya gelinir, buradan da ikinci avluya çıkılır. Birun (dış avlu) adım taşıyan bu avlunun sağında mutfaklar yer alır. 20 kubbeyle örtülü olan bu yapıların üstünde bacalar vardır.Mutfakların sağında Aşçılar camisi , aşçı koğuşları, solda ise helvahane yer alır. Mutfakların oluşturduğu alan, gü­nümüzdeki müzenin Çin ve Japon por­selenlerinin sergilendiği bir bölümdür. Helvahane bölümünde de mutfak eş­yaları sergilenir.

Birun’un solunda Has Ağırlar uzanır. Bu yapıya bitişik birçok yapıdan oluşan Harem yer alır. Harem’in arabalar Kapısı yanında, Kubbealtı yükselir. Bitişiğinde bulu­nan Adalet Kulesi adı verilen ve üst katı 19. yüzyılda yapılan bir kule yer alır. Bu kulenin içinde, kubbealtının toplantı salonuna açılan kafesli bir pencere, vardır. Toplantı salonunun yakınında kararların yazıldığı divit odası, belgelerin korunduğu odalar, eski hazine binası’nda bugün silahlar sergilenir. Yapı 8 kubbelidir. Babüsselam’dan sonra Birun’un ortasındaki bir yolla Babüssaade adı verilen son ana kapıya gelinir. Bu kapıya Akağalar ve Enderun gibi adlar da verilir. Babüs- sade’den Enderun adı verilen üçüncü avluya geçilir. Bu alan padişahın gün­lük yaşamından en çok rol alan yerler­den biridir. Etrafım padişaha hizmetle görevli olan iç oğlanların koğuşları çevreler. Dört hizmet sınıfı vardı: Seferli, Hazineli, Kilerli ve Hasodalı. Günümüzde “Seferli Koğuşu, Padişah Elbiseleri Bölümü olarak hizmet verir. Eski Fatih Köşkü ve Hazine Binası bu­gün de Hazine Bölümü olarak kullanı­lır. Kilerli Koğuşu, Müdürlük binası: Hazineli Hasodalı Koğuşu bugün sergi salonudur. Babüssade’nin salonda Ha­rem’in Kuşhane Kapısı, Akağalar Ca­misi ve Kutsal Emanetler’in sergilen­diği Hırka-i Saadet Dairesi yer alır. Bu dairenin arka kapısından Revan ve Bağdat köşklerinin bulunduğu alana çıkılır. Bu alanda ayrıca Sünnet Köşkü adı verilen köşkde bulunur. Sultan İb­rahim’in yaptırdığı bu köşkte şehzade­ler sünnet edilirdi. Bu köşkün önünde, Haliç’e bakan kesimde bir kameriye vardır. Bu yapıların yer aldığı taşlığın ortasında fıskiyeli bir havuz kompleksi tamamlar. Bağdat Köşkü’nün sağında ve aşağıda Kara Mustafa Paşa Köşkü, Hekim paşa Odası (bugün tıp ve ecza­cılıkla ilgili malzemelerin sergilendiği bir bölüm olarak kullanılır).

 

kaynak:Alfabetik Okul Ansiklopedisi -GÖRSEL YAYINLAR 1998