türk kızılayı hakkında bilgi



türk kızılayı hakkında bilgi

KIZILAY

Kızılay, savaş, deprem, yangın, salgın hastalık, su baskını gibi felâketlerden zarar görenlere yardım eden bir hayır kurumudur. Felâket anları dışında da yoksullara sü­rekli yardım eder.

İlk defa 1861 ‘de Hanri Dunaut adlı İsviçreli’nin giri­şimleriyle savaş yaralılarına yardım için kuruldu. İlk adı da Savaş Yaralılarına Yardım Komitesi idi.

Bizde Kızılay’ın kuruluşuna, 2 Haziran 1868′de bir­çok ülkeden önce başlanmışsa da Cenevre Konferansı’nda Osmanlı Hükümeti’ni temsil eden bir kimse bulunamamış, devrin yöneticileri bu işle hiç ilgilenmemişlerdi. 1868′de

resmen kurulan Hilâl-i Ahmer (Kızılay), Serdarıekrem Ömer Paşa korumasında, Dr. Marko Paşa başkanlığında bulunuyordu. Bu kurul bir doktor, sağlık uzmanları toplulu­ğu olmakla birlikte, on hanımın da yardımcı görev alması Türk kadınının çok eskilere dayanan özverisine canlı bir ör­nektir.

1868′de ilk kurulan yardım derneği Osmanlı Yaralı Askerlere Yardım Derneği adanı taşıyordu. 1877 Ağustos ayında Sadrazam Hüsnü Paşa yardımıyla ilk Hilâl-i Ahmer (Kızılay) Cemiyeti resmen kuruldu.

Savaştan spnra (1877) Hilal-î Ahmer’Ie kimse ilgi­lenmedi, derneğin yardim etkinlikleri günden güne azaldı.

1809′da Birinci Meşrutiyet’in ilânından sonra Hiİâl-i Ahmer’in de yeniden düzene sokulması düşünüldü. Dernek resmen kurulduktan sonra ilk kongresi 7 Nisan 1901 fde İs­tanbul’da yapıldı. Hilâl-i Ahmer 1. Dünya Savaşı sırasında gerçekten yararlı bir dernek olduğunu gösterdi.

Cumhuriyetten sonra Hilâl-i Ahmer Cemiyeti daha da geliştirildi. Atatürk, 28 Nisan 1935′de Hilâl-i Ahmer adını “Kızılay” olarak değiştirdi. 1935 yılında İstanbul’da Haseki Hastahanesine bağlı olarak Kızılay Hemşire Okulu açıldı.

Kızılay’ın çeşitli sağlık kurumlarından başka bir de “kan programı” vardır. Kurulan kan merkezleri, son yıllarda çok iyi işler duruma gelmiştir. Bugün Kızılay’a bağlı 110- 140 bin arasında insana kan sağlayan, yurdumuzun kan ih­tiyacının % 80, % 90′ını karşılayan kan merkezleri vardır. Bu merkepler bilimsel çalışmalar yapmakta, birçok kan ürünleri elde edilmektedir.

 

KIZILAY’IN GÖREVLERİ

  • Hemşire, ebe ve hastabakıcı yetiştirmek,
  • Dispanser, sağlık merkezi ve hastahane açmak,
  • Kan merkezleri kurmak,
  • Salgın hastalıklara, sel ve depreme karşı önlemler almak,
  • Barışta ve savaşta doğabilecek olumsuz durumla­ra karşı hazırlık yapmak,
  • Yangınlarda, doğal afetlerde halka yardımcı ol­mak,
  • Toplu gelen göçmenlere yardım etmek,
  • Kurtarıcı ve ilk yardımcı eleman yetiştirmek,
  • Sivil savunmaya yardımcı olmak,
  • Derneğin amaçlarını gerçekleştirmek için para bağışı sağlamak.

ATATÜRK VE KIZILAY

Türk ulusunun önderi, cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, aynı zamanda dünyada eşine ender rastlanan insan sevgisine sahip liderlerden biridir.

“Yurtta barış, dünyada barış.” sözüyle savaşlara ve savaşların korkunç sonuçlarına karşı olduğunu açıkça vur­gulamış, yurdumuz ve tüm dünya için sürekli bir barış çağ­rısında bulunmuştur. Böylece, Kızılhaç ve Kızılay ilkelerine uygun olarak, İnsancıl hukuka duyduğu derin saygıyı ifade etmiştir.

Katıldığı bütün savaşlarda, komuta ettiği, bütün bir­liklere, 1884 tarihli Cenevre Konferansı’na uygun olarak, düşman esirlerine ve düşman tarafın sivil halkına, hasta ve yaralılara, yaşlılara, kadınlara ve çocuklara daima iyi davra nılmasını, onların korunmalarını istemiştir.

Türkiye Kızılay Derneği’nin isim babası Atatürk ol­muştur.

Atatürk, 1929 yılında Büyük Millet Meclisinin açılı­şındaki konuşması sırasında Kızılay’dan övgü ile söz ederek şöyle konuşmuştur:

“Kızılay’ın gerek deprem ve gerek kuraklık bölgele­rinde yardıma koşmak suretiyle gösterdiği gayret ve gücü, huzurunuzda bütün millete karşı teşekkürle vadederim.”

Kaynak:Selami ÖZKAN-Belirli Gün ve Haftalar-CEREN YAYINCILIK